Anne sütü doğumdan itibaren altı ay sonuna kadar olan dönemde, bebeğin tüm besinsel gereksinimlerine tek başına cevap verebilen bir içeriğe sahiptir. Anne sütü bebeklikte optimal büyüme ve gelişmeyi sağlar, enfeksiyonlardan korur ve ölüm oranlarını azaltır. Her çocuk yaşamın ilk saatinde emzirilmeye başlanır, ilk 6 ay sadece anne sütü verilir, iki yaşa kadar emzirmeye devam edilirse her yıl yaklaşık 800.000 çocuğun yaşamı kurtulur.
Anne sütü ile beslenmenin bebeğe emzirme sırasında olduğu kadar ileri yaşamında da pek çok fayda sağladığı gösterilmiştir:
- Anne sütünün spesifik ve nonspesifik bağışıklık faktörleri yoluyla bebekte enfeksiyonlara karşı koruma sağladığı ve yaşamın ilerleyen dönemlerinde hastalıklar ve metabolizmayla ilgili uzun vadeli faydaları bulunduğu saptanmıştır.
- Emzirmeye ilişkin bilimsel kanıtlar, immünolojik koruma sağlayan ve bağırsak florasını olumlu etkileyen, spesifik beslenme bileşenlerini göstermiştir. Emzirmeyle alınan spesifik bileşenlerin immünolojik yapıyı güçlendirdiği ve bağırsak florasını zenginleştirdiği bilimsel olarak gösterilmiştir.
- İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenme, yeni doğanda nekrotizan enterokolit riskini azaltır.
- 6 ay veya daha fazla sadece anne sütü ile beslenme, solunum ve sindirim sistemleri enfeksiyonları riskini önemli ölçüde azaltır.
- Tip 1 diyabete, yaşamın ilk 3 ayı tek başına anne sütü alanlarda %34 daha az rastlanmıştır.
- Bebekken anne sütü ile beslenen ergen ve yetişkinlerin yüksek tartılı olma ve obeziteye yakalanma riski daha azdır. Aynı zamanda tip 2 diyabet riski de daha düşüktür. Zeka testlerinde daha iyi performans göstermişlerdir.
- Anne sütü kontrolsüz hücre çoğalmasını engelleyerek kansere karşı koruma sağlar.
- Anne sütü yaşamın ilerleyen dönemlerinde squamöz hücreli karsinom, prostat kanseri, meme kanseri, mesane kanseri ve seminom gelişmesi riskini azaltır.
- Anne sütü, nöral prekürsörlerin (öncül hücrelerin) çoğalmasını düzenler.
- İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmiş yetişkinlerde sistolik ve diastolik kan basıncı daha düşük olarak saptanmıştır.
- Daha kısa süreli anne sütü ile beslenme, çocukluk ve adolesan akıl sağlığına olumsuz etki edebilir.
Bu faydalarının yanı sıra emzirmenin anneye de birçok faydası bulunur:
- Doğum sonrası kanamayı azaltır.
- Doğal doğum kontrol yöntemi işlevi görür.( Tam güvenli olmasa da doğumdan sonra ilk 6 ay %98 koruyucu)
- Daha hızlı tartı kaybettirir. Emzirmek günde ortalama 600 den fazla kalori harcatır.
- Emzirme annenin meme kanseri, over kanseri, tip2 diabet, postpartum depresyon riskini azaltır.
Türkiye’de emzirme süreleri birçok ülkenin oldukça üzerinde. Türkiye’deki annelerin %82’si bebeklerin ideal olarak 6 ay ve üzerinde emzirilmesi gerektiğini düşünüyor. Bunu gerçekleştirebilen annelerin oranı ise %68.İlk altı ay bebeğini sadece anne sütü ile besleyen annelerin oranı ise %26. Bilinçli anne baba sayısını artırmak ve bu konuda aileye destek olmak da sağlık personelinin önemli görevlerindendir. Sağlık personeline emzirme, anne sütünü tamamlayıcı beslenme konusunda eğitim becerisi kazandırılmalı, anne, baba ve bebek bakıcısında doğru besleme davranışı geliştirilene kadar yeterli zaman ayrılmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü – UNICEF ortak bildirisine göre başarılı emzirmede 10 adım nelerdir?
- Kuruluşta çalışan tüm sağlık görevlilerine düzenli olarak iletilen yazılı bir emzirme politikası.
- Bu politikayı yürütmek için gerekli becerileri tüm sağlık görevlilerine kazandırmak üzere bir eğitim programı
- Hamile kadınları emzirmenin yararları ve uygulaması hakkında bilgilendirmek
- Annelere doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde emzirmeye başlamaları için yardım etmek.
- Annelere nasıl emzireceklerini göstermek, bebeklerinden ayrı kalsalar da emzirmeyi nasıl sürdüreceklerini öğretmek
- Tıbbi bir gereksinme olmadıkça yenidoğana anne sütü dışında herhangi bir yiyecek ya da içecek vermemek
- Anne ve bebeğin 24 saat aynı odada kalmasını sağlamak
- Bebeğin isteğine bağlı emzirmeyi özendirmek
- Anne sütü ile beslenen bebeklere biberon ya da yalancı emzik vermemek
- Annelerin taburcu olduktan sonra da emzirmeyi sürdürebilmeleri, karşılaşabilecekleri sorunları çözebilmeleri ve bebeklerinin ve kendilerinin kontrollerini yaptırabilmeleri yönlerinden başvurabilecekleri sağlık kuruluşları hakkında bilgilendirilmesi
Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye Sağlık Bakanlığının da önerdiği gibi bebek, anne ve toplum sağlığı için kritik rol oynayan emzirmenin özendirilmesi ve bilinçli bir şekilde desteklenmesi gereklidir.


Bilinçsiz ilaç kullanımı insan sağlığını olumsuz yönde etkiliyor, hatta bazı durumlarda telafisi mümkün olmayan problemlere yol açıyor.Basite aldığımız öksürük, baş ağrısı gibi problemlerde hekime muayene olmadan tavsiye üzerine ilaç kullanmak hiç de risk barındıran bir tutummuş gibi hissettirmiyor artık. Önce kendi tanımızı Google’dan bakıp koyuyor ve rastgele ilaçlar kullanarak iyi olmayı umuyoruz.Maalesef bu toplumumuzda çok yaygın olan bir durum. ’Bu ilacı doktor Fatma ablaya yazmış, onun da başı ağrıyormuş, ondan aldım, kullanıyorum.’, ‘Bu ilacı Ayşe teyze verdi.’ gibi cümlelerle çok sık karşılaşırsınız. Bakın o ilacı doktor gördüğü,muayene ettiği ve tedavisini düzenlediği Fatma ablaya yazmış, size değil. Onun baş ağrısını geçirmiş ama size neler yapacağını bilemezsiniz. Hekimlerimiz dururken Ayşe, Fatma teyzelerin farmakoloji bilgisine güvenmemek yerinde bir tavır olacaktır.İşte bu alışkanlığın sonucu olarak tansiyon hastası değilken tansiyon ilacı kullanan,daha önce arkadaşından alıp kullandığı bir antibiyotiği yazması için hekime ısrar eden insanlarla daha sık karşılaşır olduk.
Bir de sanki onların zararı, yan etkisi yokmuşçasına tamamen ticari kaygılarla reklamları yapılan bitkisel ilaçlar meselesi var. Bitkisel ilaçlar, tamamen zararsız değildir. Yaygın kanaatin tersine, bitkisel karışımlar ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Çoğu zaman doktor reçetesi ile alınan ilaçlara destek olsun diye ilaveten bitkisel ilaçların kullanıldığı görülür. Hem de hekime danışma gereği duyulmadan. Danışmayı geçin çoğunlukla hastalar bunu hekimden gizleme eğiliminde.Bu da facialara davetiye çıkaran başka bir tutum.Alınan ilaçlar farklı etkileşimlere sebep olabilir. En basitinden alınan ilacın beklenen etkisi, istenen düzeyin çok çok üstüne çıkabilir. Medikal tedavi geciktirilir ya da hiç yapılmayabilir. Nasılsa bu bitkisel bunu kafama göre kullanabilirim gibi bir durum yoktur. Hekimimize danışmadan onları da tavsiye üzerine kullanmayacağız ve şarlatan pazarlamacılara karşı da uyanık olacağız.